Açıklanan Yeni Türkiye Ekonomi Modelinde (bazılarına göre muhteşem ekonomik manifesto) “bankadaki Türk Lirası varlığının mevduat kazancı kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek ama kur getirisi mevduat kazancının üstünde kalırsa aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek…”*⁉ Bu yeni model, düşük faiz politikası savunulurken faizi teşvik sayılmaz mı?..Görülen o ki, bu yeni model;✅ - Yastık altında parası olanın işine yaramıyor!..✅ - Parasını bankaya faizli mevduat hesabında tutanın işine yarıyor…✅ - Bankada faizsiz mevduat hesabı olanın da işine yaramıyor!..*? İşte, yeni ekonomi modelinin açıklanmasından sonra Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar’ın sistemin uygulanması ile alakalı açıklamaları: "Sabah bizim şubeye geldiğinizde sizin 100 bin dolarınız olsun. Bugün itibariyle bozmak istediğinizde neticede bu bir ürün. Size belli bir vade vereceğiz. O vade sonuna geldiğinde kur hangi seviyedeyse biz o günkü kurdan paranızı değerlendiriyor olacağız. Şu anda bu sisteme kamu bankaları hazır. TL'niz var. Bugün itibariyle TL'nizi şubeye gittiğinizde ben bunu vadeli mevduat olarak değerlendirmek ve şu vadeyle değerlendirmek istiyorum. ‼ TL'nizi alıyorsunuz TL faiz oranı neyse vade sonunda o anaparanızı ve vade sonundaki faizini alıyorsunuz. ? Bugünkü kur üzerinden belli bir vadeyle size size faiz oranı vereceğiz. Buradaki vade konusu sizin tercihiniz çerçevesinde şekillenecek husus. Vade sonu geldiğinde bizim TL mevduat faiz oranı bugünkü getiriniz ile o günkü kur hangisi yüksekse ondan yararlanacaksınız. ‼ TL mevduat sahibi için bu. Vade sonundaki faizli bakiyenizle o günkü kur seviyesindeki paranızın geldiği nokta hangisi yüksekse onu alacaksınız. Yabancı para mevduatınız bozdunuz bugünkü kurdan yine belli bir vadeyle o ürünü aldınız. O ürünün vade tarihindeki kur bugünkü kur ya da o zamanki kur hangisi yüksekse o zamanki kurdan paranızı alırsınız. TL mevduata kur farkı gerçek kişi müşteriler için geçerli, tüzel kişiler için geçerli değil."*? İmdi, bu durumda esas sorgulanması ve düşünülmesi gereken husus herhalde şu olsa gerek:✍ Din İşleri Yüksek Kurulunun “vadeli mevduat hesabının caiz olmadığına, Müslümanların faizli mevduata bilerek ve isteyerek para yatırmamaları gerektiğine, zira bu tür mevduat hesaplarına tahakkuk ettirilen fazlalıkların faiz olup dinen haram olduğuna dair daha önce verilmiş fetvası bulunuyor… Ee şimdi ne olacak?..⁉ - Acaba Din İşleri Yüksek Kurulu bu “TL MEVDUATINA KUR FARKI” hesabına ne diyecek?..✅ - “TL MEVDUATINA KUR FARKI” faiz mi değil mi?*? Yoksa, “düşük faiz” politikamız tutmadı da, faiz artırmak yerine faizin ismini değiştirip “KUR FARKI” politikası mı servis ediliyor?..*✍ “Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, “Alım satım da ancak faiz gibidir” demeleridir. Hâlbuki Allah alım satımı helâl, faizi ise haram kılmıştır. Artık kime Allah’tan bir öğüt erişir de faizciliği bırakırsa geçmişteki kendisinindir, durumunun takdiri Allah’a aittir. Kim de yine faizciliğe dönerse işte bunlar orada devamlı kalmak üzere cehennemliklerdir.” (Bakara, 275)
Yorum yazarak
topluluk kurallarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Ordu hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorum Yazın